Sayıştay Denetimlerinde Sıklıkla Tespit Edilen Bazı Usulsüzlükler

Ahmet Arslan tarafından tarihinde yayınlandı

Bilindiği üzere, Sayıştay kamu idarelerinin hesap ve işlemlerini inceleyen, denetleyen ve hükme bağlayan bağımsız bir denetim organıdır. Sayıştay denetimleri Sayıştay denetçileri tarafından yerinde yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen raporlarla gerçekleştirilmekte, hükme bağlama (kamu zararının tazmini ya da beraat) işlemi ise Sayıştay daireleri tarafından yapılmaktadır. Sayıştay tarafından yapılan denetimler düzenlilik denetimi ve performans denetiminden oluşmaktadır. Düzenlilik denetimi; Mali denetim ve uygunluk denetimini kapsamaktadır.

– Mali denetim; Kamu idarelerinin hesap ve işlemleri ile mali faaliyet, mali yönetim ve kontrol sistemlerinin değerlendirme sonuçları esas alınarak, mali rapor ve tablolarının güvenilirliği ve doğruluğuna ilişkin denetimi,

– Uygunluk denetimi: Kamu idarelerinin gelir, gider ve mallarına ilişkin hesap ve işlemlerinin kanunlara ve diğer hukuki düzenlemelere uygunluğunun incelenmesine ilişkin denetimi yani hesap ve işlemlerde kamu zararının bulunup bulunmadığının tespitini,

ifade eder.

Kamuoyuna açıklanan raporlar kamu zararına ilişkin raporlar değil, mali denetime ilişkin raporlardır.

Her ne kadar mali denetim raporlarında kamu zararına ilişkin tespit ve değerlendirmeler yer almamakta ise de usulsüz işlemin kamu kaynağında azalma veya artışa engel ile sonuçlanmış olması kamu zararının varlığına ve bununla ilgili olarak denetçi tarafından yargılamaya esas raporun düzenlendiğine veya düzenleneceğine işaret eder.

Performans denetimi ise hesap verme sorumluluğu çerçevesinde idarelerce belirlenen hedef ve göstergeler ile ilgili olarak faaliyet sonuçlarının ölçülmesini ifade eder. Performans denetimleri mali ve hukuki sorumluluk doğurmaz.

Son yıllarda Sayıştay tarafından bakanlıklar, üniversiteler ve diğer özel bütçeli idareler, belediyeler, il özel idareleri ve diğer mahalli idarelerde yapılan mali denetimler sonucunda düzenlenen ve kamuoyuna açıklanan raporlarda yer alan başlıca tespitler şunlardır:

1- İhaleyle yaptırılması gereken işlerin ihalesiz yaptırılması

2- Parasal sınırların altında kalmak (pazarlık usulü ve doğrudan temin yoluyla alım yapabilmek) amacıyla ihale konusu işlerin kısımlara bölünmesi

3- Acil ve önceden öngörülemeyen nitelikte olmayan mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında pazarlık usulüyle yapılması

4- Bir ihale usulü olmayan doğrudan temin yoluyla yapılan alımların kanunda öngörülen şartları taşımaması ve parasal sınırları aşması

5- İdarelerin mülkiyetinde bulunan taşınır ve taşınmaz malların miktar ve değer olarak muhasebe kayıtlarında tam olarak yer almaması

6- İdarelere ait taşınmaz malların ihalesiz ve/veya bedelsiz şekilde kişi veya kurumlara kullandırılması

7-  Özel Kalem Müdürlüğü’ne yapılan atamaların memuriyete sınavsız şekilde geçişin aracı olarak kullanılması

8- Projelerin ve proje hesaplarının akıbetinin yeterince izlenmemesi

9- İşçilerin yıllık izinlerinin biriktirilerek karşılığının parasal olarak ödenmesi

10- Şartları taşımayan personele idarecilik görevi verilerek vekâlet aylığı ödenmesi

11- Dernek, vakıf ve spor kulüplerine yasal düzenlemelere aykırı şekilde nakdi veya ayni yardım yapılması

12- Bazı kişi ve kurumlara kamu hizmetlerinin 4736 sayılı Kanun’a aykırı şekilde ücretsiz veya indirimli tarifeyle sunulması

13- İlgili kanunlarda yer alan personel giderleri, çalışma süreleri ve borçlanma limitlerinin aşılması

14- Kurumların bazı gelirlerinin kurum hesaplarına dahil edilmemesi, kayıt dışı bırakılması

15- Kurum alacaklarının takip ve tahsilinin yeterli ölçüde gerçekleştirilmemesi

16- Satınalınan mal ve hizmetler ile yapım işlerinin muayene ve kabul işlemlerinin şartnamelerine uygun olarak yapılmaması

17- Temsil ağırlama bütçesinin amacı dışında kullanılması

18- İhalelere ilişkin şartname ve sözleşmelerde muğlaklık veya çelişkiler bulunması

19- Bütçe, plan ve programlara uyulmaması

20- Kurum bütçesinden ödenen para cezaları ve tazminatların ilgili personele rücu edilmemesi

21- İhale sonrasında sözleşmelerde yüklenici lehine sonuçlanabilecek değişiklikler yapılması

22- Kişi ve kurumların bedel karşılığında verilmesi gereken ruhsat ve izinler olmaksızın faaliyette bulunması.

Yukarıda belirtilen hususlar aynı zamanda kamu kaynağında azalma veya artışa engel ile sonuçlandığından kamu zararının varlığına da işaret eder.

Söz konusu hususlar dışında da birçok konu Sayıştay denetim raporlarında sıklıkla yer almakla birlikte bunlar genellikle muhasebe hatalarına ilişkin olduğundan bunlara burada söz etmeye gerek duyulmamıştır.

Sonuç

Yukarıda belirtilen usulsüzlükler hemen hemen her kamu idaresinde ve/veya her denetim döneminde Sayıştay ve diğer denetim organları tarafından tespit edilebilmektedir. Buna rağmen, söz konusu usulsüzlüklerin tekerrür etmesinin nedenlerinden biri kamu idarelerinin iç kontrol sistemindeki zaafiyet bir diğeri ise Sayıştay tespitlerinin yerine getirilmemesinin açık kesin bir yaptırımının olmamasıdır.

Kamu idarelerinde iç kontrol sisteminin zayıf olmasının başlıca nedenleri; görevler ayrılığı, liyakat ve rotasyon prensiplerinin tam olarak uygulanmaması, mali yetki ve görev kullanan bazı kamu görevlilerinin mali mevzuat ve mali kontrol konusunda yeterli bilgi ve iradeye sahip olmaması ve üst yöneticilerin iç kontrol ve iç denetimi devre dışı bırakabilme imkânlarının bulunmasıdır.

Sayıştay tespitlerinin yerine getirilmemesinin açık kesin bir yaptırımının olmaması ise denetimin caydırıcılığını azaltmaktadır.

Bu nedenle, kamu kaynaklarının usulüne uygun şekilde kullanılmasının sağlanması açısından bir taraftan kamu idarelerinde iç kontrol sistemi güçlendirilirken diğer taraftan denetimin caydırıcılığını arttıracak mekanizmaların tesis edilmesinde fayda bulunmaktadır.

Kategoriler: Genel

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir